Tarih ve Teknoloji Üzerine Bir Değerlendirme

Ersin Yenisu'nun Tarih Bilimi web sitesinde yer alan "Tarih ve Teknoloji" makalesini, makalenin başlığını düzenleyerek yeniden yayınlıyoruz.

0 28

Tarih ve Teknoloji Üzerine Bir Değerlendirme

Tarihsel süreç içerisinde insanoğlu teknolojideki ilerlemelerle paralel bir hayat sürdürmüştür. Devrim niteliğindeki bu gelişmeler tarihin akışında ve insanlığın geleceğinde birer mihenk taşı olmuşlardır. Diğer taraftan birçok bilim dalına bu teknolojik sıçramalar zemin oluşturmuştur denilebilir. Ekonomi bilimi hiç şüphesiz bunların en önde gelenidir. Bu kanaatten yola çıkarak burada özellikle ekonomi ekseninde insanlık tarihi boyunca öne çıkan belli başlı teknolojik gelişmeleri ele alacağım.

Teknolojinin tanımını yapmamız sanırım bu noktada yerinde olacaktır. Teknolojinin bir tanımı şöyledir: “Bilimsel bilginin ekonomik hayata uyarlanması.” Bu tanıma göre ekonomik hayatta değişim yaratabilecek her türlü bilgi teknolojiye işaret etmektedir.

Teknolojideki ilk büyük ilerleme insanın “alet yapmayı öğrenme” sidir diyebiliriz. İlkçağlarda insanoğlu ihtiyaçlarını gidermek için önce elini kullanmıştır. Daha sonra alet yapmayı öğrenmiş ve ihtiyaçlarını alet kullanarak daha etkin bir şekilde gidermiştir. Söz konusu aletlerin özellikle savunma amaçlı kullanılmış olması insan ihtiyaçları arasında güvenlik ihtiyacının geçmişinin ne kadar köklü olduğunu idraklerimize sunmaktadır. Kısacası alet yapımının öğrenilmesiyle özellikle savunma alanında bir teknolojik devrim yaşanmıştır.

Tarihin akışı içerisinde ikinci önemli teknolojik yenilik “tekerleğin icadı” dır diyebiliriz. Eski ve köklü bir Mezopotamya medeniyeti olan Sümerler M.Ö. 3000’li yıllarda çeşitli yükleri taşımak için tekerleği icat etmiştir. Toplumsal hayatta bir devrim olarak tanımlayabileceğimiz bu gelişme ekonomi alanında da önemli sonuçlar doğurmuştur. Anlaşılacağı üzere tekerleğin icadı ulaşım alanında yapılan bir teknolojik ilerlemedir denilebilir.

Üçüncü teknolojik devrim ilk olarak Uzakdoğu’da kullanılan daha sonra Avrupa’da yaygınlaşan “matbaanın icadı” dır. Tarihçiler matbaanın mucidinin Alman Johannes Gutenberg (1398-1468) olduğu konusunda görüş birliğine sahiptirler. Türkiye’de ise; Osmanlı Devleti döneminde, Lale Devri’nde, İbrahim Müteferrika tarafından matbaa ilk defa kullanılmıştır. Fakat Osmanlı’da matbaanın yaygınlaşması bazı gerici kesimler tarafından engellenmeye çalışılmıştır. Buna rağmen, matbaanın kullanımı eğitim, bilim ve kültür alanında önemli atılımları hayata geçirilmeyi sağlamıştır. Dahası matbaanın icadını haberleşme alanındaki bir devrim olarak kabul etmek yerinde olacaktır.

İnsanlık tarihinin dördüncü büyük teknolojik devrimi hiç şüphesiz “buhar makinesinin icadı” dır. İskoç mühendis James Watt (1736-1819) tarafından 18. yüzyılda buhar makinesi icat edilmiştir. İngiltere’de önce tekstil sektöründe daha sonra ulaştırma sektöründe ve son olarak imalat sanayinde etkin olarak kullanılan buhar makinesi İngiltere’yi dünyanın en zengin ve en güçlü devleti yapmıştır. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan bu değişim hamlesi başta İngiltere olmak üzere bütün dünya devletlerini zamanla etkilemiştir. Buhar makinesinin icadını ekonomi alanındaki bir teknolojik devrim olarak kabul etmek yanlış olmayacaktır.

İnsanlık tarihinin son büyük teknolojik devrimi “bilgisayarın icadı” dır diyebiliriz.  Aslında uzmanlar bilgisayarın ilk örneğinin bundan 3000 yıl önce kullanılan abaküs olduğu konusunda görüş birliğindedir. Fakat bugün kullandığımız masaüstü bilgisayarlar ilk olarak 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren geliştirilerek kullanılmıştır. ABD’nin öncülüğündeki bu teknolojik devrim bilgi çağı ya da dijital çağ denilen yeni bir dönemi beraberinde getirmiş ve ABD dünyanın süper gücü konumuna gelmiştir. Yine bilgisayarın icadı da öncelikli olarak ekonomi alanındaki bir teknolojik devrimdir.

Teknolojik gelişmeler mutlak surette sosyal ve ekonomik hayatta önemli değişimleri beraberinde getiren köklü devrimler niteliğindedir. Tarihsel öneminin tartışılmazlığı yanı sıra günümüz tam manasıyla bir teknoloji çağıdır. Bilimsel araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilerin yenilik ve yaratıcılık getirebilecek şekilde ekonomik hayata uyarlanması ve bu süreçte öncü olunması ülkelerin uluslararası platformda bir adım öne geçmelerini sağlamaktadır.

Kısacası, tarihin bizlere sunduğu ışık, bilginin ekonomik hayata uyarlanması olarak tanımlanan teknolojinin önemine dikkatlerimizi çekmektedir.

Ersin Yenisu

Bunları da Beğenebilirsiniz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.