Eğitimde Teknoloji Kullanımı

Levent Emmungil'in Milliyet Blog'da yazdığı "Eğitimde Teknoloji Kullanımı" başlıklı yazısını olduğu gibi yayınlıyoruz. Bu yazı 23 Kasım 2006'da hazırlanmıştır. Bazı noktalarda güncelliğini yitirmiş olsa da on bir yıl öncesinden değindiği bazı noktalar dikkate değer ve oldukça önemlidir. 

0 61

Eğitimde Teknoloji Kullanımı

Şu anda bir vakıf üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaktayım. Alanım gereği eğitim kademelerinin herhangi birinde çalışma imkanım varken üniversite seviyesinde ders vermeyi tercih etmemin sebebi şu an için en fazla 5 yıl sonrasını görebilecek bilgi düzeyinde olmamdır. Beş yıl sonrasını tahmin ederek öğrencileri buna göre yönlendirmenin önemli olduğunu düşünüyorum. En çok zorlandığım çalışma alanı da buna paralel olarak ilköğretim okulunda öğretmenlik yapmaktı. Öğrencilere öğrenimlerini tamamladıktan sonra kullanacakları bilgiyi vermek dışında ayrıca öğrenimleri süresince kullanacaklarını da vermek gerekiyordu. Yaklaşık 15 yıl sonrasını görüp ona göre eğitim vermek çok zordu.

Eğitim programlarını hazırlayanların işi ise daha da zor bana göre. Onlar milyonlarca kişiye göre programları hazırlamak zorundalar. “10 yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik, 100 yıl sonrasını düşünüyorsan halkı eğit” diye bir söz vardır. Belki de program geliştirenlerin önümüzdeki 100 yılı düşünüp ona göre hareket etmeleri gerekmekte.

Bu yazıda teknoloji ile ilgili var olan eğitim uygulamaları üzerinde duracağım. Bilgi çağında en hızlı gelişen kavram teknoloji olduğu için yazıda teknolojinin öğretilmesi ve teknolojinin eğitimde kullanılmasını irdeleyeceğim. Umudum teknolojinin eğitimde daha verimli bir şekilde kullanılmasına yardımcı olmak, böylece ülkemizin çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaşıp bu seviyeyi geçmesine katkıda bulunmaktır.

Eğitimde teknoloji deyince akla ilk olarak bilgisayarlar gelse de bilgisayar bu teknolojilerden sadece bir tanesidir. Kara tahta da bir teknolojidir. Harita da bir teknolojidir. Televizyon da bir teknolojidir. Etkileşimli uygulamalar, geliştirilebilir yazılımlar vb. sebeplerden dolayı bilgisayarlar eğitimde kullanılan en popüler teknoloji olmuştur. Bilgisayarlardan önce bunun dışındaki teknolojilerden bahsetmek istiyorum.

Mektup, televizyon, radyo eğitim alanında uzun zamandan beri kullanılan teknolojiler arasındadır. Televizyon hem görüntülü hem sesli bir araç olduğundan mektup ve radyonun yerine tercih edilir hale gelmiştir. Şu anda bazı üniversitelerin televizyon kanalları bulunmakta ve eğitim amaçlı olarak kullanılmaktadır. Fakat televizyon da mektup ve radyo gibi tek yönlü bir iletişim aracı olduğundan internet yavaş yavaş televizyonun yerini almaktadır.

Genelde ilk akla gelen soru teknolojinin veya bilgisayarların öğretmenlerin yerini alıp almayacağıdır. Teknolojinin önemi ve değeri özellikle yeterli bilgiye sahip olmayan insanlar tarafından abartılmaktadır. Teknoloji her zaman bir araç olarak kalacaktır. Teknolojinin bilgiye daha kolay erişmeyi sağlayacağı için yetersiz öğretmenlerin eksik yönlerini ortaya çıkarmada yardımcı olacaktır diyebiliriz. Fakat öğretmenlerin yerini alacak kritik düşünebilme, analiz veya sentez yapan cihazlar henüz bulunmamaktadır. Aksine öğretmenin iş yükünü alarak ona yardımcı olması söz konusudur.

Eğitimde bilgi teknolojilerini neden kullandığımızı başlıklar halinde belirlemek gerekirse:

• Toplum, okul, öğretmenler ve öğrenciler arasındaki iş birliğini, bilgi teknolojileri araçlarını kullanarak geliştirmek,
• Öğrenme ortamlarını, eğitimsel yazılımlar, elektronik referanslar, uygulama yazılımları ve eğitsel oyunlarla desteklemek; böylece eğitimin kalitesini artırmak,
• Bilgi teknolojisi araçlarını her kademdeki öğrenme ortamlarına entegre etmek,
• Her öğrenciye eğitim hayatı boyunca her türlü gelişmiş bilgi teknolojisi araçlarına (bilgi kaynaklarına) ulaşma imkanı sağlamak,
• Doğru zamanda ve doğru yerde , doğru bilgi teknolojisi aracı kullanım yeteneğini bütün öğrencilere kazandırmak,
• Bilgi Teknolojisi araçları ile bilgiye ulaşma , problem çözme ,bilginin işlenmesi ve sunulması becerilerini bütün öğrencilere kazandırmak ve onlara günlük hayatta bilgi teknolojisi araçlarını nasıl kullanabileceklerini öğretmek,
• Öğrenciyi pasif öğrenme ortamlarından kurtararak kendi kendine aktif bir şekilde öğrenme yeteneği kazanmasını sağlamak,
• Öğrencilerin, İnternet’i, çizim programlarını, kelime işlemcileri, elektronik tablolama ve sunum yazılımları gibi araçlar olarak kullanmalarını sağlamak,
• Bilgisayar; öğretmenlerin, ders planlarını hazırlama, derslerini uygulama, ölçme-değerlendirme araçlarını geliştirme, not verme, eğitsel materyallerini hazırlama ve kendilerini geliştirme amaçlı olarak kullanmalarını sağlamak,
• Okul yöntemlerinin veri tabanları, kelime işlemci, sunum yazılımları vb. bilgi teknolojilerini kullanarak idari işlerin kolaylaştırılmasını ve daha etkin hale getirilmesini sağlamak,
• İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin işlevlerinin bilgi teknolojisi desteğiyle yürütülmesi için bir yönetim bilgi sistemi kurmak.

Bunları ülkemizde gerçekleştirebilmek için dikkatli bir planlama gerekmektedir. Eğitimde teknoloji kullanan tüm ülkeler bu teknolojileri kullanmaya başladıklarında hemen verim alamamışlardır. Yeterli verim alınamamasının sebebi verimi etkileyen faktörlerin iyi saptanmamış olmasıdır. Bu faktörleri özetlemek gerekirse:

Donanım ve ağ altyapısı: Yetersiz donanım kullanıcı teknolojiden soğutabilir

Eğitim yazılımları: Yazılım olmadan teknoloji kullanılamamaktadır. Burada önemli olan uygun eğitsel yazılımların donanım altyapısı ile birlikte hazırlanmasıdır.

Öğretmen eğitimi: Teknolojinin ve uygun yazılımların varlığı onları kullanabilecek kişiler olmadan bir işe yaramayacaktır.

Müfredat düzenlemesi: Teknoloji kullanımını dikkate almayan bir müfredat ile teknolojinin sağlıklı ve verimli olarak kullanılması mümkün değildir.

Türkçe desteği: Teknoloji üreten bir ülke olmadığımız için Türkçe içerik problemi yaşanmaktadır. Yazılımlar Türkçe dil desteği ve Türkçe içerik ile hazırlanmalıdır.

Maliyet: Mali açıdan mümkün olmayan bir planlama bir sonuç veremez. Bütçenin pahalı olan teknoloji yatırımlarını en ekonomik şekilde oluşturacak şekilde yapılandırılması gerekmektedir.

Ülkemizde yürütülmekte olan eğitimde teknoloji kullanımı projelerini aşağıdaki şekilde başlıklar halinde sıralayabiliriz:

Dünya Bankası

Okullarda bilgisayarlaşma için kredi desteği: Okullara bilgisayar laboratuvarları ve teknoloji sınıfları kurulması için Dünya Bankası kredi vermektedir. Bu krediler belli koşullara bağlıdır. Örneğin Donanım yanında yazılımların da projelere dahil edilmesi gerekmektedir. Doğru bir yaklaşımdır. Eğitsel yazılımlar olmadan sadece ofis yazılımlarının olduğu bilgisayarların eğitime sağlayacağı katkı sınırlı olacaktır. Olumsuz yönü ise bazı projelerde alınacak teknolojinin türlerini ve markalarını da onların belirlemesidir.

M.E.B. Projeleri

ADSL Projesi: M.E.B. eğitim kurumlarına internet bağlantısı projesinde; Lise ve dengi okulların % 86’sının (Lise ve dengi okulların öğrencilerinin %95)i, İlköğretim okulların % 45’inin (İlköğretim okullarının öğrencilerinin %82)si, olmak üzere yaklaşık 10 milyon öğrencinin ve 300.000 bilgisayarın İNTERNET erişimi sağlanmış bulunmaktadır. Eğitim Teknoloji Genel Müdürlüğü proje ile ilgili çalışmaları yürütmektedir.

Eğitim Portalı: Eğitim Teknoloji Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen projede eğitim kurumlarının bilgilerinin bir noktada toplanıp değerlendirilebilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin de çalışmalarına destek olmak amacıyla ortaya çıkmıştır. Şu anda altyapısı tamamlanmıştır. İçerik ile ilgili ihale aşamasındadır.

Öğretmenlere dizüstü bilgisayar projesi: Bu proje ile öğretmenlerin bilgisayar sahibi olmaları ve derslerinde teknoloji kullanımını arttırmaları amaçlanmıştır. Masaüstü bilgisayarlara göre pahalı olan dizüstü bilgisayarların satılması ve ihale sürecinin uzaması projenin istenen düzeyde yayılmasını engellemiştir. Ayrıca üzerinde Windows işletim sistemleri ile gelmesi eksik yanlarından biridir.

İntel ve Microsoft destekli MEB projeleri

Skoool: Skoool diğer ülkelerde de var olan eğitime destek olması için hazırlanmış bir internet sitesidir. İçerisinde eğitsel uygulamalar bulunmaktadır. İsminin Türkçe olmaması ve henüz içeriğinin yetersiz olması olumsuz özelliklerindendir. İNTEL firması tarafından hazırlatılmıştır.

Wimax: WiMAX kablosuz ağ bağlantısının en yeni ve kapsama alanı en geniş olan türüdür. Şehir dışında mesafesi 50 km’ye kadar çıkmaktadır. Bu sayede ADSL ulaştırılamayan eğitim kurumları da internet hizmeti alabileceklerdir.

Öğretmenlere bilgisayar okur yazarlığı: İNTEL firması Microsoft firması ile iş birliği içinde öğretmenlere bilgisayar okur yazarlığı kursu vermektedir. 60000 öğretmen eğitimlere katılmıştır. Microsoft ürünlerinin eğitimlerinin verilmesi eksik yanıdır.

Genel Projeler

Teknokent yasası: Teknokent yasası ile vergi muafiyeti getirilmiş ve uzun vadede yatırımlarının karşılığını alan eğitim yazılımı firmalarının gelişmesine katkıda bulunulmuştur.

Enformatik Milli Komitesi: Enformatik Milli Komitesinin amacı, yüksek öğretim kurumlarında iletişim ve bilgi teknolojilerine dayalı uzaktan eğitim ve enformatik alanlarında, eğitim-öğretim olanaklarının planlanması ve eğitim etkinliğinin artırılması maksadıyla, üniversitelerle iş birliği içinde araştırma, inceleme ve değerlendirmeler yaparak Yüksek Öğretim Kurulu’na önerilerde bulunmaktır.

Özel Projeler

Minicom: Ticari bir üründür. İnternet kullanımının yaygınlaşması açısından olumlu olabilir. Fakat özelliklerine göre fiyatı yüksektir.

100$ dizüstü bilgisayar: Gelişmekte olan ülkeler için ortaya çıkmış bir projedir. Türkiye’deki bilgisayarlaşma oranını arttırması açısından olumlu olacaktır.

Ücretsiz Yazılımlar

İnternet beraberinde ücretsiz bir çok eğitim yazılımını ücretsiz olarak kullanma imkanı sunmaktadır. Şekil 1’deki ekran ATutor adlı bir içerik yönetim sistemini göstermektedir. Sistem internet sayfası şeklinde ve ücretsizdir. Aynı zamanda içerik gezintisi bölümünde maddeler halinde listelenmiş içerikler de internet üzerinde ücretsiz olarak kullanılabilecek olan etkileşimli uygulamaların Türkçe açıklamalarını ve adreslerini içermektedir. Bu uygulamalar oyun şeklinde, fakat müfredatta bir veya daha fazla konuda kazanımları gerçekleştirebilecek uygulamalardır. Örneğinhttp://www.aybis.4t.com/pisagor.swf adresindeki ücretsiz uygulamada öğrenci pisagor teoremini yaparak öğrenebilmektedir. Bu ve benzeri uygulamaların çoğu Türkçe açıklamalarıyla birlikte bu sayfada eğitimcilerin kullanımına hazırlanmıştır.

Hükümetin Yaklaşımı

“Milli Eğitim Bakanı Çelik, Başbakan Erdoğan’ın bilişim için belirlediği öğrencilerin bilgisayar okur yazarı, bilgisayar teknikeri düzeyinde eğitilmesi ve bilişim işçisi yetiştirilmesini öngören hedeflere değinerek, bakanlığının bunları talimat kabul ederek, çalışmalar yaptığını kaydetti.”

Yukarıdaki paragraf ne yazık ki devletin yönetim kademesinin hedeflerini yanlış belirlediğini göstermektedir. Toplumu bilgisayar okur yazarı yapmak gereklidir, doğrudur. Fakat yalnız başına bu tüketici bir toplum yaratır. Teknoloji pahalı olduğu için de sürekli dış ülkelere döviz yetiştirmeye çalışan, dış ticaret açığı giderek büyüyen bir ülke konumuna düşeriz. “Tekniker” kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanımı şudur: “Bir işin bilim yönünden çok, uygulama ve pratik yönü ile uğraşan kimse, teknik adam, teknisyen, teknikçi.” Bu açıklama kişilerin üreten değil daha çok tüketen olacağını göstermektedir. Başbakan’ın Yurt dışındaki bir yazılım firmasının sahibiyle bir kaç defa görüşmesi de olumsuz bir çalışmadır. Ulusal işletim sistemi çalışmaları tamamlanmış durumda iken, bu işletim sisteminin ve genel olarak açık kaynak kodlu ücretsiz yazılımların desteklenmesi daha uygun olacaktır.

“Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, projenin hayata geçirilmesiyle okullardaki her şeyin internete aktarılacağını, velilerin çocuklarının devamsızlıkları ve derslerinde aldıkları notlara bile internet üzerinden erişebileceklerini belirtti.”

Bu paragraf ise Eğitim Teknolojileri genel müdürünün konuya nasıl dar açıdan yaklaştığını göstermektedir. Teknolojinin eğitimin kalitesini değil, kontrolünü arttırmaya yönelik olarak kullanılmak istendiği anlaşılmaktadır. Velilerin devamsızlıkları ve notları öğrenmesi için bu sistemleri kurmak gereksizdir. Öncelikle öğrencilerin bilgiye ulaşmaları sağlanmalıdır. Fakat enerji ve altyapı denetim ve takip amaçlı olarak kullanılmak istendiğinden bilgiye sıra gelmeyecektir. Öğrencilerin derse gelip gelmediğinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takip edilmesinin bir anlamı yoktur. Devamsızlık takibi okul yönetiminin kontrolünde yürütülmelidir. Öncelikle hazırlanmış büyük çaptaki altyapıya eğitim yazılımı desteği verilmesi için çalışmak gerekir.

Son olarak internet ile ilgili yasadan bahsetmek istiyorum.

Yurttaşların temel internet hizmetlerinden ve elektronik haberleşmeden yararlanmalarını “Evrensel Hizmet” olarak düzenleyen yasa 26 Haziran 2005 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yasaya göre “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes, bölge ve yaşadığı yer ayırımı gözetilmeksizin” , “erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, temel internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri”nden yararlanır. Bu hizmetler “fert başına gayrisafi yurt içi hasıla tutarı da göz önünde bulundurularak karşılanabilir ve makul fiyat seviyesinde sunulur.” Ayrıca “Düşük gelirliler, özürlüler ve sosyal desteğe ihtiyacı olan grupların da evrensel hizmetten yararlanabilmesi için uygun fiyatlandırma ve teknoloji seçeneklerinin uygulanabilmesine yönelik tedbirler alınır.”

Levent Emmungil

Bunları da Beğenebilirsiniz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.